Üyelik Girişi eğer ilk gelişiniz ise, Üye Olunuz!
Selam5 %100 ücretsiz arkadaşlık sitesi
REKLAM KODU
>  Anasayfa > Makaleler > İnternet > Google > Google'nin kuruluşu, tarihi ve iki öğrencinin başarıya ulaşımı.


Google'nin kuruluşu, tarihi ve iki öğrencinin başarıya ulaşımı.
Tarih 07/03/2013 01:32 Yazar Onur Okuyanlar 1765   Sayfa Numarası 7165
Print Pdf RSS
Google'in kuruluşu, tarihi ve iki öğrencinin başarıya ulaşımı.

Google ilk bi şekilde bundan 7 sene önce California’da Menlo Park’ta ki 1 garajda 2 üniversite ögrencisi (Larry Page ve Sergey Brin) tarafından kuruldu. Google kelimesi Milton Sirrota tarafından, Kasnel ve James Newman’ın yayınlamış oldukları "Matematik ve düş Gücü" adlı kitapla ünlenen googol kelimesinin üzerinde oynanmasıyla bulunmuştur. Google’ın oluşum süreci ise 1995’lere kadar dayanmaktadır.

İki üniversite ögrencisi Larry Page ve Sergey Brin ilk bi şekilde üniversiteyi tanıtma turlarında birbirleri birlikte tanışıyorlar. İnternet sitelerinde anlatıklarına göre bütün 2 kişilik birbirleri birlikte asla anlaşamıyor ve devamlı münakaşa ediyorlar.

Stanford üniverstesi bilgisayar bölümü ögrencileri ve Google.com’un kurucuları olan 2 girişimcinin birbirleri birlikte degişik fikirlere sahip olmaları belki de ortaya bugün kullandıgımız gelişmiş arama motorunun ortaya çıkmasını sagladı.

1996 yılı Ocak ayında Larry ve Sergey "BackRub" adlı arama motoru sebebiyle ile çalışmaya başlarlar. "BackRub" adı arama motorunun sitelerden geriye dönük baglatıları çözümleme etmesi fikri üzerine kurulur. bütün 2 genç talebe, bütün ögrencilerin yaşadıgı parasal sıkıntılarla karşılaşıyorlar. Fikirlerinin çalışıyor olması sebebiyle sitelerinin 1 sunucuda olması gerekir fakat sunucuların fiyatları epey pahalı oldugu sebebiyle Larry düşük kapasiteli bilgisayardan epey başarılı 1 sunucu ortaya çıkarır. 1 sene geçtikten sonraları yapmış oldukları BackRub baglatı analizi görenler tarafından epey begenilir ve ünleri hızla yayılır. Üniversite içinde agızdan agıza teknolojileri konuşulmaya başlar.

1998 yılının ilk yarısında Larry ve Sergey projelerini çok güzel hale getirmek üzere çalışmaya sürek ederler. Terabyte boyutundaki ucuz disklerleri alarak Google.com’un ilk bilgi merkezini Larry’in yurttaki odasına kurarlar. Bu sırada Sergey’de üniversitede 1 ofis kurar. Potansiyel yatırımcılar ve arama teknolojilerinin lisansını satın almak isteyecek firmaları çagırmaya başlar.

Ofislerine Yahoo’nun kurucusu ve arkadaşları da olan David Filo’yu da çagrı ederler. David Filo sıkı 1 iş çıkardıklarını kabul etmekle ile Larry ve Sergey’i kendi arama motoru şirketlerini kurmaya cesaletlendirir ve

- "Tümüyle geliştirdiginiz ve ölçeklenebilir duruma geldiginde tekrar konuşalım" der.

Diger yatırımcılardan asla biri Google.com’la bu kadar çok ilgilenmez. üstelik o zamanın kritik 1 internet sitesi yöneticisi;

- "Rakiplerimizin % 80’ini kadar iyi olursak bu bizim sebebiyle kafi, bizim kullanıcılarımız arama birlikte gerçekten ilgilenmiyorlar" der.

O günün büyük internet şirketlerinin dikkatini çekemeyen 2 ortak kendi başlarına devinim etmeye karar verirller. İhtiyaçları olan yalnızca vatan odasından çıkmalarını saglayacak maddi 1 destektir. 1 de google.com sebebiyle satın aldıkları terabyte boyutundaki statik disklerinden kaynaklanan kredi kartları borçlarını ödeyecek para lazımdır. böylelikle doktora tezlerini 1 yana koyup melek 1 yatırımcı aramaya başlarlar. İlk ziyaret ettikleri hem arkadaşları hem de fakülte üyesi olan Andy Bechtolsheim olur. Bechtolsheim Sun Microsystems’in kurucularındandır. İki gencin gösterdigi demoya ilk bakışta yaptıkları işte epey büyük 1 potansiyel oldugunu görür, yalnız toplantıda epey az zamanı oldugu sebebiyle onlara

- "Detaylar hakkında tartışmak yerine size yalnızca 1 çek yazayım" der

ve Google Inc. adına yüz.000 USD lık 1 çek yazıp onlara verir.

Andy’nin yapmış oldugu bu yatırım aslında 1 ikilem yaratmıştır. kanuni bi şekilde Google Inc. şirketi olmadıgı sebebiyle bu çeki tahsil etmekte olabilir degildir. İki genç aile fertleri, arkadaşları ve yakın tanıdıkları birlikte şirket kurma çalışmalarıyla ugraşırken çek 1 kaç hafta Larry’nin çekmecesinde bekler. Sonunda başlangıç sermayesi bi şekilde yakınlarından bir milyon doları toplayarak, şirketin ilk sermayesi sebebiyle 1 araya getirirler.

7 Eylül 1998’de Google Inc. California’da ki Menlo Park’da kapılarını bütün dünyaya açar. Kapı 1 uzaktan kumandayla ile gelir. Çünkü ofisleri 1 arkadaşlarının garajına bitişiktir ve kiracısı oldugu bu yeri onlara ikinci kez kiralamıştır. Bu yepyeni yerin büyük avantajları vardır; Çamaşır makinası, kurutma makinası ve jakuzi. buna ilave olarak şirkete alınan ilk eleman içinde park yeri de bulunur. Bugün Google’ın teknoloji yöneticisi olan Craig Silverstein şirkete alınan ilk çalışandır.

Şirket açıldıgında halen beta aşamasında olan Google.com günde on.000 arama sorgusunu yanıtlar. Başarılı sorgulama sonuçları basının ilgisini yepyeni kurulan bu şirkete çekmeye başlar. USA Today ve Le Monde gazetelerinde google.com’u öven yazılar çıkar. O yılın Aralık ayında PC Magazine dergisi Google.com’u ilk yüz website içinde gösterir ve 1998’in en başarılı arama motoru seçer. böylelikle Google.com bütün dünyayla tanışmak üzere yola koyulur.

Google.com bütün yepyeni girişimci şirketin başına gelen mesele gibi ilk ofisleri olan Menlo Park’daki mekan bundan sonra onlara yetmez. Şubat 1999’da yani kurulduklarından yalnızca 6 ay sonraları Palo Alto’daki üniversite caddesindeki yepyeni ofislerine taşınırlar. Çalışanların sayısı nerdeyse 3 katına çıkmış ve sekiz kişiye ulaşmışlardır. Arama motor günde 500.000 sorgulamayı karşılamaktadır. Şirkete olan alaka yogunlaşmıştır. Red Hat ilk kurumsal arama motoru müşterisi bi şekilde Google.com sunucularında Linux açık işletim sistemi kullanılmak üzere onlarla anlaşma yapar.

7 Haziran’da şirkete Silikon vadisinin önde gelen risk sermaye şirketleri Sequoia Captial ve Kleiner Perkins Caufield & Byers 25 milyon dolarlık ikinci tur finansal sermaye girişini yapar.

Larry ve Sergey’in projelerini bugün tanımlamalarını istesek ve internet kullanıcıları niçin sizi kullansın diye sorsak herhalde yalın 1 yanıt verirlerdi:

"Arama motoru teknolojisine yenilik getirdik, yazılımımız aradıgınız sözcükle baglı sayfaları diger arama motorlarından degişik çözümleme ederek daha iyi netice ortaya getiriyor ve kullanıcılar vakit kazanıyorlar."


Endüstri çagını geride bırakıp bilişim çagını yaşamaya başladıgımız bu günlerde bundan sonra eski başarı hikayelerinin de yavaş yavaş degiştigini görüyoruz. Günlük hayatımızı degiştiren dev firmaların doguşu bundan sonra onlarca sene sürmüyor. yaşam eskisinden epey daha süratli 1 biçimde akıyor ve 1 bakıyorsunuz 10 sene içinde asla olmayan şirketler en büyükler arasında mekan almış.

Böylesi süratli 1 gelişmeyi epey yıllar önce Microsoft'la görmüştük. sonraları onu Yahoo, Amazon gibi internet çagının devleri izledi. fakat içlerinden birisi var ki hepsinden daha epey hayatımıza girdi, olaganlık halini aldı. İşleyiş ve felsefe bakımından da üniversitelerde belki ders bi şekilde okutulması gereken, şimdiye kadar kafamızda oluşturulan iş yeri fikrini çöpe atan ve yaratıcılıgın sınırlarını sonuna kadar zorlayan, son aşama dinamik 1 bilişim devi Google.

Neden bu kadar heyecanla anlattıgımı yazının ilerleyen bölümlerindeki resimlere baktıgınızda ve verecegim adreslerdeki videoları izlediginizde anlayacaksınız. Ne yazık ki bu videolar İngilizce fakat en azından Google Yerleşkesi'ni ve oradaki hayatı görmek açısından epey işe yarıyorlar.

Ama önce Google kelimesinin nereden geldigine bakalım. Aslında birden sonraları 100 adet sıfırdan oluşan sayının ismi olan Googol kelimesinin biraz degiştirilmesinden farklı 1 şey degil. Google bu terimi internet üzerinde bulunan epey büyük miktarlardaki bilgiye atıfta bulunmak sebebiyle kullanıyor.

Her Şey Nasıl Başladı

1995 - 1997


Google'ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin ilk tanıştıklarında 24 ve 23yaşlarında üniversiteden yepyeni mezun olmuş gençlerdi. İlk başlarda konuştukları bütün mevzu hakkında zıt görüşleri savunmuşlardı yalnız bu ikilinin ortak düşündügü 1 mevzu vardı: İnternet üzerinde bulunan tonlarca verinin 1 biçimde sınıflandırılması ve arandıgı vakit kolayca bulunabilmesi.

1996 yılında beraber çalışmaya başlıyorlar ve "BackRub" adını verdikleri arama motorunu geliştiriyorlar. Eski düşük düzey bilgisayarlardan kurdukları sunucu ortamı sebebiyle üniversiteye yepyeni gelen parçalar arasında ödünç alabilecekleri parçalar bulabilmek o vakitler sebebiyle büyük nimet sayılıyor.

Aradan geçen 1 sene içerisinde baglantıların çözümlenmesi sebebiyle BackRub'ın getirdigi yepyeni metot gittikçe daha çok ün kazanmaya başlıyor.

1998

Larry ve Sergey çalışmalarını geliştirmeye sürek ediyorlar ve pazarlık ederek satın aldıkları terabyte kapasiteli diskleri Larry'nin vatan odasına yerleştiriyorlar böylelikle Google'ın ilk bilgi merkezi hayata mazi oluyor. Bu arada Sergey de potansiyel müşterilere ellerindeki ürünü anlatıp proje sebebiyle kaynak saglamaya çalışıyor. yalnız o vakitler yükselişte olan ".com" şirketleri dahi bu işe pek sıcak bakmıyor.

Hatta görüşülen potansiyel alıcılar arasında Yahoo'nun kurucularından David Filo da var ve genç 2 arkadaşa projelerini kendilerinin geliştirmelerini ve belirli 1 noktaya geldikten sonraları müşteri aramalarını ögüt ediyor.

Büyük oyuncuların ilgisini çekemeyeceklerini anlayan Sergey ve Larry kendi başlarına sürek etme kararı alıyorlar yalnız bilgi merkezini kurmak sebebiyle kredi kartlarına yüklendiklerinden para sıkıntısı yaşıyorlar.

Tam bu sırada şansları geri dönüyor ve Sun Microsystems'in kurucularından Andy Bechtolsheim'la dar da olsa 1 görüşme ayarlayabiliyorlar. Yaptıkları sunumun sonunda Andy'nin 1 yere yetişmesi gerektiginden ikiliye aceleyle yüz.000 $ degerinde 1 çek yazıp ayrılıyor. Google Inc. adına yazılan bu çek ortada henüz öyle 1 firma olmadıgı sebebiyle uzun süre bozdurulamadan bekliyor.

Eylül 1998'de 3 karakter kadroya sahip şirketlerini 1 arkadaşlarının garajına yerleştiriyorlar. Bu arada günlük on.000 arama sayısına yaklaşan beta aşamasındaki website gazetelerin ilgisini çekmeye başlıyor. Aralık 1998'de PC Magazine, en iyi yüz internet sitesi ve arama motoru arasında Google'ı da gösteriyor. böylelikle Google gittikçe artan 1 hızla tanınmaya başlıyor.

1999

Hızlı 1 büyüme sürecine giren şirket sekiz elemana ve günde 500.000 sorguya erişiyor. En sonunda geliştirilmesi başlangıç sebebiyle tamamlanan website 21 Eylül 1999'da beta yazısını kaldırıyor.

2000


Googleplex adını verdikleri ve şu anda da kullanılan şirket merkezinde yazının ilerleyen bölümlerinde daha detaylı anlatacagımız yepyeni 1 çalışma anlayışı gelişiyor. Hikayenin devamını zaten biliyorsunuz. Google şu anda günde 200 milyon sorguya yanıt veren ve 500'den çok çalışanı olan büyük 1 şirket haline geldi.

Google'ın Arama Teknolojisi


Geleneksel arama motorları aranılan kelimenin bütün hangi 1 sayfada kaç kere geçtigini temel alarak çalışır. Google biraz daha degişik 1 metot izliyor ve çogunlukla yarım saniyeden dar 1 sürede yapılan hesaplamalarla insan katkısı olmadan neticeler karşınıza getiriliyor. Bu teknolojinin temelinde, Larry ve Sergey tarafından geliştirilen, PageRank ve Hypertext Eşleme Çözümlemesi teknikleri yatıyor.

PageRank


Bu metot, internette bulunan sayfaların, 500 milyondan çok degişken ve 3 milyardan çok terimle hesaplanarak, yansız 1 biçimde seviyelendirilmesidir. PageRank yöntemi baglantıları saymak yerine onları sınıflandırma amaçlı kullanır. Örnek vermek gerekirse sayfa A'dan sayfa B'ye verilen 1 irtibat sayfa A'dan sayfa B'ye verilen 1 rey şeklinde algılanır. Google bu oyları karşılaştırarak sayfaların önemlilik seviyesine karar verir.

Ayrıca oyları (baglantıları) veren sayfaların seviyesi de hesaba katılır. Yani yüksek düzey 1 sayfadan verilen baglantının agırlıgı daha çok olur. Bu metot tarafından onaylanmış ve bütünüyle dinamik biçimde belirlenen seviyelere göre 1 Google araması yapıldıgında seviyesi yüksek olan sayfalar digerlerine göre daha yüksek sıralarda çıkarlar.

Google kesinlikle kendi çalışanlarını 1 sayfanın ehemmiyet sıralamasını belirleme işleminde kullanmıyor. Buna 1 misal vermek gerekirse arama bölümüne başarısızlık anlamına gelen "failure" kelimesi yazılıp aratıldıgında birinci sırada Amerika Başkanı George W. Bush'un ak Saray internet sitesindeki sayfası çıkıyor. Bu durum 1 süre önce e-postalara mevzu olmuştu ve elden ele dolaşmıştı. Gelen tepkiler üzerine Google'dan yapılan açıklamada sayfa önceliklerinin bütünüyle kendiliginden belirlendigini Bush ve başarısızlık kelimesinin internet üzerinde epey çok yan yana kullanılmasından ve internet üzerinde pek epey sayfanın ak Saray'ın internet sitesindeki bu sayfaya irtibat vermesinden dolayı böyle 1 netice çıktıgı belirtilmişti.

Google'ın böyle 1 metot kullanmasından dolayı kendi seviyelerinin artması ve arama motorlarında ön sırada çıkabilmek açısından birtakım firmalar diger yüksek seviyeli sayfalara kendi baglantılarını koymaları sebebiyle para dahi ödüyorlar. Belki dikkatinizi çekmiştir bu amaçla kullanılmak üzere birtakım sayfalarımızın alt kısmında yan yana üçerli gruplar halinde irtibatlar (backlink) mekan alıyor.

Hypertext Eşleme Çözümlemesi


Yine geleneksel arama motorlarının tersine Google hypertext (yardımlı metin) tabanlı 1 arama motoru. Yani 1 sitede bulunan her yazıların makale karakterine, bulundukları yerlere ve alt gruplarına bakarak o sayfa hakkında karar veriyor. buna ilave olarak söz konusu olan sayfalara komşu sayfaları da bu analiz sürecine katıyor. Bu derinlemesine etken bilgi analiz teknigi sayesinde Google yapılan aramaya en yakın sonuçları karşımıza çıkarabiliyor.

Burada anlatılanlar Google'ın kullandıgı tekniklerin en esas olanlarının basitçe anlatılmış halleri aslında süreç epey daha karmaşık. Günümüzde şayet 1 sayfanın sürekli okuyucusu degilseniz büyük ihtimalle aradıgınız 1 bilgiye arama motoru sayesinde ulaşıyorsunuzdur. Bu yüzden arama motorlarında ön sıralarda çıkan sitelerin okunma oranı da daha çok oluyor. İşte sırf bu amaçla yani sizi arama sonuçlarında daha yüksek seviyelere getirmek sebebiyle çalışan yepyeni 1 meslek dogdu: Arama Motoru Mühendisligi. Bu şahıslar Google'ın ve diger arama motorlarının ne çeşit şeylere dikkat ettigini epey iyi biliyorlar ve sayfanızı nasıl yapmanız gerektigini size söylüyorlar. 1 tür danışmanlık hizmeti gibi düşünülebilir. yalnız internet üzerinde bunu yaptıgını sav eden pek epey şahıs var. Google'ın arama motorunda sürekli degişiklikler yaptıgını ve devamlı yepyeni unsurlar ekledigini düşünürseniz bunların büyük çogunlugunun uydurma ya da yetersiz oldugu sonucuna varabiliriz. Bu yüzden kendisinin bu konuda bilgili oldugunu söyleyen kişilere dikkat etmenizde yarar var sebebi Google resmi bi şekilde böyle 1 yetki ya da sertifika kesinlikle dagıtmıyor.

Her Şey Toz Pembe Degil

Yazının bu noktasına kadar Google sebebiyle bütün şey yolunda gözüküyor. 132 milyar dolardan çok şirket degeriyle IBM'i dahi geride bırakan Google'ın muhtemel zayıflıklarına da deginmeden geçmek olmaz.

Google'ın esas gelirleri, aramalar sırasında gösterilen sponsor irtibatlar ve içerik tabanlı reklamlardan geliyor. Burada kritik 1 kaynagın oldugunu gören diger dev firmalar da bu alanda çalışamaya başladılar dahi. 1 vakitler arama konusunda havlu atmış olan Yahoo, 1 yandan mühendislerine tekrardan bu konuda araştırma yaptırarak kendini yenilemeye çalışırken 1 yandan da içerik temelli reklam yayıncılıgına soyunuyor.

Yahoo'dan daha tehlikeli 1 rakip olan Microsoft da geçtigimiz yıl içerisinde kendi arama motorunu duyurdu. Microsoft'un en büyük artısı işletim sistemi pazarını elinde bulundurması ve gelecek nesil işletim sistemi olan Vista'ya bu arama motorunu ekleyecek olması. Daha önce Internet Explorer'da oldugu gibi kullanıcılar dogal bi şekilde dogrudan Microsoft'un aramasını kullanma egiliminde olacaklar. buna ilave olarak Microsoft'un kendi içerik tabanlı reklam hizmeti sunacagı da söylenti şeklinde dolaşıyor.

Ayrıca büyük firmaların dışında Google'ın başarısının temelini kendine misal alan küçük çaplı yaratıcı firmalar da var. Önümüzdeki yıllarda bu firmalardan birinin entresan 1 fikirle ortaya çıkıp Google'ın tahtını sarsmayacagının 1 garantisi yok.

Diger taraftan Google'ın birtakım davalarla da başı dertte. Zaten bu kadar büyük 1 firma olup hiçbir davaya mevzu olmamak pek olabilir degil gibi. Bu davaların konuları arasında patent ihlalleri ve kullanıcı bilgilerinin gizlilik ihlalleri ön plana çıkıyor. Aslına bakarsanız bu çeşit davalar her büyük firmalara karşı açılıyor ve sürecin dogal 1 parçası bi şekilde görülüyorlar.

Google'ın zayıflıkları arasında epey çok farklı alanda hizmet çıkararak belirli 1 hizmete odaklanamaması da sayılıyor. birtakım yorumcular Google'ın iyi yaptıgı işler olan arama ve reklam yayıncılıgı işinden epey çok uzaklaştıgını düşünüyorlar. "Beş sene içerisinde Google'ın internet arama şirketi mi yoksa 1 sürü çer çöpün birleşmesinden oluşan tuhaf 1 firma mı olacagı belli degil" gibi ciddi eleştiriler var. Google'ın sundugu hizmetlerin listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Son bi şekilde bu kadar süratli 1 büyümenin kendi sorunlarını da beraberinde getirecegini söyleyen yorumları da göz ardı edemeyiz. Google dar 1 süre içerisinde epey çok eleman alımı gerçekleştirdi ve bu kadar çalışanın verimli 1 biçimde çalışıp çalışmadıgının denetlenemeyecegi düşünülüyor. buna ilave olarak bu süratli büyümenin şirket içinde olan birtakım sürtünmeleri ya da verimsizlikleri kapattıgı yalnız büyüme hızında biraz azalma ya da tersine dönme söz konusu oldugunda bunların birden ortaya çıkabilecegi iddiaları da dikkat çekici.

Burada bahsettigimiz şeyler aslında bütün şirketin karşılaştıgı bilinen meseleler, sonuçta Google'ın yöneticileri de boş durmuyorlar. Eminiz ki onlarda bu yorumlardan ve eleştirilerden lazım dersleri çıkarıyorlardır.

Yaratıcılık, Dinamizm, Sinerji


Google, çagın hızına elverişli ve son aşama esnek yepyeni 1 çalışma yöntemi getirdi. makale içinde gördügünüz fotograflar ve videolar sanki degişik 1 kurtarılmış dünyada yaşıyorlarmış hissi getiriyor. Hayatın dinamik olgularını kendi kafalarına göre degiştirmeye çalışmıyorlar bunun yerine birbirini ona uyduracak yaratıcı fikirlerle ortaya çıkarıp bunu vakit içinde geliştirme yöntemini seçiyorlar. En iyi hizmetin dahi elbet geliştirilecek 1 yanı bulunur mantıgıyla yaratıcılıklarını engellemiyorlar. üstelik yaratıcılıklarını kaybetmemek sebebiyle en olmadık şeylerle karşımıza çıkabiliyorlar.

Son zamanlarda kulagımıza sıkça gelen kelimelerden biri de sinerji. Ne demek sinerji; eş zamanlı ve uyumlu hareketten dogan kuvvet. Sinerjiyi yakalamak pek kolay 1 şey degil. Öncelikle dogru insanlar ve dogru ortam şartları gerekiyor. Google'ın bunu epey iyi becerdigini söyleyebiliriz.

Bilişim çagında epey süratli degişen akımlara ahenk saglamak üstelik bu akımları bizzat yaratmak sebebiyle son aşama dinamik 1 yapıya sahip olmak gerekiyor. Çalışanların büyük kısmının gençlerden ya da genç kalanlardan oluşuyor olması Google'a bu konuda kritik artı saglıyor.

Kısacası Google'ın böylesi dar 1 vakit içerisinde büyük 1 başarıya imza atmasının sırrını bu 3 kelimede özetleyebiliriz: Yaratıcılık, dinamizm, sinerji...


Google nasıl para kazanıyor!


Şimdi Google’nin sitesine giriyoruz aramamızı yapıyoruz ve çıkıyoruz.Google’nin verdigi google earth vb. Programları bedava indiriyoruz kullanıyoruz.üstelik yepyeni 1 epey hizmetini kullanıyoruz.Süreklide yepyeni hizmetleri çıkıyor zaten...

Peki Google’yi dünyanın en epey kazanan şirketlerinden birisi yapan nedir,parayı nereden kazanıyorlar.Ben bu soruyu kendi kendime bayagı sormuştum aslında fakat website yapmaya başlayınca ögrendim.Google’nin para kazanma mantıgı aslında epey kolay,üstelik o kadar kolayki sistem kendi kendinede dönüyor denilebilir.

Google’nin oluşturdugu düzene göre hem kendileri hemde web sitesi sahipleri kazanıyorlar.İş böyle olunca herkeste kazanıyor zaten...

Google web siteleri birlikte iki biçimde anlaşır.
1-Reklam veren olarak
2-Reklam yayınlayan olarak
Biz önce reklam verenlerden başlayalım; Google reklam yayınlamak isteyen web sitesine derki sen benim verdigim kodları kırmızı sitene koy bende rasgele website reklamları koyacagım oraya,ziyaretçilerinin bütün tıklamasında da sana belli 1 ödeme yapacagım.

Hemen hemen her websiteler bu anlaşmayı yapıyor.böylelikle web siteleri sebebiyle para kazanma imkanı dogarken,Google içinde reklam yayınlayacak milyonlarca alan oluşuyor.Şimdide Reklam verenlere dönelim; Google reklam vermek isteyenlere derki , senin reklamını milyonlarca degişik internet sayfasında yayınlayabilirim.Bunun karşılıgında da senden bu reklamlara tıklayıp sitene gelen bütün şahıs sebebiyle belli 1 miktar alırım.(Bu anlaşmanın detayları 2 taraf arasında görüşülür.)

Google bu anlaşmayı yaparken belirledigi fiyatlardaki mantık şöyledir:

-Reklam verenden reklama bütün tıklama başına 0,12 tl alır
-Reklam yayınlayana bütün reklam tıklamasına 0,5 tl verir
-Böylece fazladan kalan 0,7 tl Google’ye kalır.
(Bu miktarlar statik degildir,bütün vakit degişkenlik gösterir.)

Bu biçimde olan milyonlarca tıklama oldugunu düşünürsek rakam epey epey süratli 1 biçimde büyümektedir.Aslında Google 1 aracı kurumdur.Reklam veren birlikte Reklam yayınlayan arasındaki bagı kuran ve komisyonunu alan havasındadır. 



Google'da sayfamıza destek olmak için (G+1) tuşuna basınız.

Tags - Face Twi
Yorum Yok, İlk Yorum Ekleyen Siz olun!
Arama
 
.