Üyelik Girişi eğer ilk gelişiniz ise, Üye Olunuz!
Selam5 %100 ücretsiz arkadaşlık sitesi
REKLAM OLARAK GÖZÜKECEK KOD
>  Anasayfa > Makaleler > Ulkeler > Çeçenistan > Kuzey Osetya'daki Olay


Kuzey Osetya'daki Olay
Tarih 06/03/2013 06:29 Yazar Onur Okuyanlar 1506   Sayfa Numarası 118
Print Pdf RSS
çeçenistan

Kuzey Osetya'daki Olay

5 Eylül 2004 Pazar, Vakit gazetesi

Günlerdir dünya kamuoyunu iki rehin alma olayı meşgul ediyor. Irak'ta iki Fransız gazetecinin rehin tutulmasından sonra Kuzey Osetya'da gerçekleştirilen eylem. Birinci olay ve onunla bağlantılı olarak gündeme gelen Fransa'daki başörtüsü yasağı üzerinde bir önceki yazımızda durmuştuk. Kuzey Osetya'daki rehin alma eylemi bunu gölgede bıraktı.

İlkesel açıdan bu eylemin onaylanması elbette mümkün değildir. Gerçekleştirilmesi istenen amaç haklı da olsa metodun son derece hatalı olması eylemi kabul edilebilir olmaktan tümüyle uzaklaştırdığı gibi bundan önceki yazımızda da dile getirdiğimiz üzere ortaya sürülen amaca da zarar vermektedir.

Rusya kaynaklı bilgilere dayanılarak eylemin Çeçenistan direnişiyle irtibatlandırılmasına çalışıldı ve halen de çalışılıyor. Ancak Çeçenistan'daki bağımsızlık mücadelesi örgütlü, organize bir mücadeledir. Bu mücadeleyi temsil konumunda olanlar ise kendilerinin bu eylemle hiçbir ilgilerinin olmadığını birçok kez duyurdular. Ayrıca biz bu direnişi sürdürenlerin kendi adlarına yapılan tüm eylemleri sahiplendiklerini yani gizli hesaplara dayalı eylemlere başvurmadıklarını biliyoruz. Bu durumda Kuzey Osetya'daki eylemi gerçekleştirenler iddia edildiği gibi Çeçenistan'la ilgili birtakım amaçlar ileri sürmüş olsalar da oradaki bağımsızlık mücadelesiyle aralarında bağlantı kurulması doğru olmaz. Bu, olsa olsa birkaç kişinin bir araya gelerek grup kararıyla gerçekleştirdikleri münferit bir eylem olabilir. Onlar da eylemlerinin meşruiyeti ve doğruluğu konusunda her hangi bir merciye değil sadece kendi görüşlerine dayanmışlardır. Dolayısıyla eylemleri de sadece kendilerini bağlar.

Askeri stratejiden anlayanlar yapılan bir eylem veya operasyonun getireceği yarar ve zararı da hesaplarlar. Bunu tespit edemeyecek kadar muhakeme gücünden yoksun olanların başarılı bir askeri strateji ortaya koymaları ve uzun sürecek mücadele vermeleri mümkün değildir. Çeçenistan'da Rusya gibi, Sovyetler'in askeri mirasına konmuş dolayısıyla silah teknolojisi yönünden güçlü bir devlete karşı uzun süreden beridir başarılı bir mücadele veriliyor. Kuzey Osetya'daki eylemin ise bu direnişe hiçbir yararı olmamıştır ve olmayacağı daha başından belliydi. Bu itibarla bu eylemin Çeçenistan'daki bağımsızlık mücadelesiyle irtibatlandırılması akla yatkın da değildir.

Eylemle ilgili bilgilerde tek kaynak Rusya oldu. Tüm dünya medyası ondan aldığı bilgilere dayanarak dünya kamuoyunu bilgilendirdi. Eylemcilerle irtibat kuranlar sadece Moskova'daki yönetimi temsil konumundaki kişiler oldu ve kamuoyu gelişmeleri onların ağızlarından takip etti. Rusya tarafından verilen bilgilerde ise hatalar, çelişkiler ve saptırmalar dikkatimizi çekti. Örneğin rehin tutulanların sayısının 300 olduğu söylendi, ama daha sonra serbest bırakılanlar 1200 - 1500 civarında rehine olduğunu söylediler. Operasyon sonrasında resmi makamlar tarafından ölü sayısı 150 olarak açıklandı, çok geçmeden bu sayının 250 olduğu ve artma ihtimalinin bulunduğu ortaya çıktı. Bu değişiklik biraz doğal sayılabilir. Ama en ilginç olan çırılçıplak medyanın karşısına çıkarılan çocukların elbiselerinin eylemciler tarafından değil Rus yetkililer tarafından çıkarıldığının anlaşılmasıydı. Yetkililerin bunu olayın duygusal yönünü artırmak amacıyla yaptıkları anlaşılıyordu. Bu durum karşısında Rus makamlarının olayla ilgili olarak verdikleri bilgilerin güven verici ve inandırıcı olmadığı anlaşılıyor.

Rusya'nın operasyon gerçekleştirmesi durumunda vahim bir manzaranın ortaya çıkacağını olayı yakından takip eden herkesin önceden tahmin ettiğine inanıyorum. Kurtarma operasyonunun başladığı haberini alınca da Moskova'daki tiyatro operasyonundan çok daha kötü bir sonucun ortaya çıkacağı hissi bende oluşmuştu. Dolayısıyla "Operasyon fiyasko: 150 ölü" başlığını okuduğumda şaşırmadım. Bizde böyle bir kanaat ve his oluşması Rusya'nın daha önce bu alanda kötü bir imaj ortaya koymuş olmasından ileri geliyordu. Şimdi Kuzey Osetya'daki operasyondan sonra bu kanaat daha da güçlendi. Böylesine plansız programsız operasyon gerçekleştirilmesi suretiyle "kurtarma" adına 250 insanın hayatına son verilmesi de bir katliam değil midir?

Olayla birlikte yine "Arap kökenli" veya "Ortadoğu kökenli" kimliğinin öne çıkarılması dikkat çekmektedir. Bu konuda geliştirilen sinsi bir politika var. Bu sinsi politikaya alet olabilecek muhakeme kapasitesi yetersiz kişilerin bulunması kolay mı oluyor yoksa birileri farkında olmadan kendilerini oyunun içinde mi buluyorlar henüz tam anlayabilmiş değiliz.  




Google'da sayfamıza destek olmak için (G+1) tuşuna basınız.

Tags - Face Twi
Yorum Yok, İlk Yorum Ekleyen Siz olun!
Arama
Takvim
Eylül 2019
P S Ç P C C P
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30
 
.