Üyelik Girişi eğer ilk gelişiniz ise, Üye Olunuz!
Selam5 %100 ücretsiz arkadaşlık sitesi
REKLAM OLARAK GÖZÜKECEK KOD
>  Anasayfa > Makaleler > Ulkeler > Çeçenistan > 2 Kasım 1999 Çeçenistan Katliamı


2 Kasım 1999 Çeçenistan Katliamı
Tarih 06/03/2013 07:31 Yazar Onur Okuyanlar 1802   Sayfa Numarası 98
Print Pdf RSS
 Birkaç haftadan beridir İslam dünyasının gündemini Rusya'nın Çeçenistan'a saldırmasıyla başlayan savaş ve Rus işgal güçlerinin bağımsız Çeçenistan topraklarında gerçekleştirdikleri vahşi katliam meşgul etmektedir. Bundan dolayı biz de son birkaç haftadır bu bölümde Çeçenistan'daki gelişmeler üzerinde durmaya, bu konuda edindiğimiz bilgileri sizlere aktararak yorum ve tespitlerimizi ortaya koymaya çalışıyoruz. Son günlerde bu savaş tam anlamıyla bir katliama ve bir toplumun topluca imha edilmesi girişimine dönüştüğünden bilgi olarak aktarabileceğimiz fazla bir şey yok. Çünkü bizim buradan aktaracağımız bilgiler, sizlerin değişik medya organlarından günü gününe izlediklerinize ek bir şey olmayacaktır. Bu yüzden biz bu haftaki yazımızda daha çok duygularımızı dile getirmek istiyoruz. Ardından da geçen hafta söz verdiğimiz üzere Endonezya'daki son cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında oluşan siyasi havanın bir yorumunu yapmak ve bu ülkedeki İslami hareket hakkında bazı özet bilgiler vermek istiyoruz.

Rusya'nın Çeçenistan'da sergilediği vahşet Sırpların Kosova'da sergilediklerinin bir hayli önüne geçmiştir. Bunun belki en önemli sebebi Rus işgal güçlerinin Yugoslavya güçlerine oranla daha gelişmiş silahlara ve daha çok teknik imkanlara sahip olmalarıdır. Rusya aynı zamanda kurtlar pazarında biraz daha ayağını sağlam bastığından ve eski Sovyetler Birliği'nin mirasına sahip olduğundan kendini daha rahat hissediyor ve vahşette sınır tanımıyor.


Bizler de Müslümanlar olarak Çeçenistan'da tam bir vahşetle karşı karşıya olan, bombaların birinden kaçarken yolda diğerine yakalanan, insanları yaşlı kadın çocuk demeden topluca katleden canavarlarla karşı karşıya gelen kardeşlerimize yardımcı olmaktan aciz kalmanın ızdırabı ve sıkıntısı içindeyiz. İslam coğrafyasını küçük parçalara, İslam ümmetini de etnik kökenlerine göre gruplara ayıranlar öyle bir tuzak kurmuşlar ki dünyanın her tarafında Müslümanlar yönetilenler olarak elleri kolları bağlı bir halde sadece "vah, vah!" demenin tesellisine mahkum olmuş durumdalar. Müslüman görünümündeki yönetenler ise makamlarını korumak için kendilerine tevdi edilen görevleri yerine getirmekten başka bir şey yapmıyorlar. Bu görevlerin içinde çoğu zaman zulmedilenlere değil zulmedenlere yardım etme, onların "terörist, militan, radikal dinci vs." gibi nitelemelere dayanan anti-propaganda faaliyetlerine katkıda bulunma görevleri de yer alıyor.
 

Birçoklarının zihninde: "Peki biz hep bu acziyete razı mı olacağız?" sorusunun bulunduğunu tahmin ediyorum. Razı olmayacağız ama bunu sadece düşünmek yetmez. Dışa yansıtmak da gerekir. Ama ne yazık ki zulüm karanlığının etrafı kuşatması halinde küçük çocukların karanlıktan korkup kaçması gibi sağa sola dağılıyor, en azından birlik ve bütünlüğümüzü koruma cesareti bile gösteremiyoruz. Acze razı olmadığımızı gösterebilmemiz için en azından karanlıkta da yolumuza devam etme cesaretini kazanmamız gerekiyor.
 

Başta da söylediğimiz gibi bu hafta Çeçenistan'la ilgili olarak sadece duygularımızı dile getirmekle yetiniyoruz. Ecevit'in Rusya ziyaretiyle ilgili görüşlerimizi Akit gazetesinde Çarşamba günü yayınlanan yazımızda dile getirdiğimizden burada tekrar etmeye gerek görmüyoruz.




Google'da sayfamıza destek olmak için (G+1) tuşuna basınız.

Tags - Face Twi
Yorum Yok, İlk Yorum Ekleyen Siz olun!
Arama
Takvim
Eylül 2019
P S Ç P C C P
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30
 
.