Üyelik Girişi eğer ilk gelişiniz ise, Üye Olunuz!
Selam5 %100 ücretsiz arkadaşlık sitesi
REKLAM KODU
>  Anasayfa > Makaleler > Tarih > Attila nasıl imparator oldu? Attilanın imparator oluşu


Attila nasıl imparator oldu? Attilanın imparator oluşu
Tarih 05/03/2013 05:18 Yazar Onur Okuyanlar 1180   Sayfa Numarası 6688
Print Pdf RSS
Attila Nasıl İmparator Oldu? Attila’nın İmparator Oluşu

Attilla yalnız değildi. Memleketi büyük kardeşi Buda (Bleda) ile birlikte idare ediyordu. Fakat, kaynaklardan anlaşıldığına göre, eğlenceden hoşlanan, enerjisi kıt Buda ikinci planda kalmış, devleti ciddi bir hükümdar vasfını taşıyan kardeşine bırakmıştı.

Ordu ve dış münasebetlerin tanzimi Attila’nın elinde idi. Amcaları Aybars (doğu kanadının “kralı”) ve Oktar (batı kanadının “Kralı) olarak, Rua zamanındaki yerlerini muhafaza ediyorlardı. Bu itibarla, iddia edildiği gibi bir iktidar rekabeti bahis mevzuu olmadıktan başka, Buda da “iktidar hırsı ile yanan” Attila tarafından ortadan kaldırılmış değildi. Attila’nın yardımcısı sıfatı ile 11 yıl Hun İmparatorluğu’nun idaresine katılan Buda 445’de eceli ile ölmüştür.


http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTpiANBHNKQ_GIyn9zDDZ0AbkRYzA7p0c5_5zkY0FNgRx_gKEsV&t=1
Margus Barışı

434 yılı baharında Hun sınırlarına gelen Bizans elçilerini Attila, Tuna ile Morava nehrinin birleştiği yerdeki Konstantia (tam karşısında Margus kalesi bulunuyordu) surları önünde, at üzerinde karşıladı ve dinlenmelerine dahi izin vermediği elçilerin biri konsül-general, diğeri seçkin bir diplomat olan başkanlarına, taleplerini, barış şartları olarak yazdırdı. Konstantia barışı (veya bazılarına göre Margus barışı) diye anılan bu anlaşmanın ihtiva ettiği başlıca maddelere göre Bizans bundan böyle Hunlar’a bağlı kavimlerle müzakerelere, ittifaklara girişmeyecek, Hunlar’dan kaçanlara -esir alınmış Bizans tebeası dahil- iltica hakkı tanınmayacak, Bizans elinde bulunanları iade edilecek (Grek asıllı olanlar için fidye verilebilecek), ticari münasebetler yine belirli sınır kasabalarında devam edecek ve Bizans’ın ödemeye taahhüt ettiği yıllık vergi iki misline (700 libre altın) çıkarılacaktı.

II. Theodosios’un aynen kabul ettiği bu anlaşmanın hükümleri icabı olarak Hunlar’a iade edilen kaçakları Attila daha Bizans ülkesi içinde, Trakya’da, Karsus (Bulgaristan’da Hirsovo) kalesinde astırdı. Bu durum Hunlar arasında olduğu kadar Bizans’ta,. Roma’da ve diğer kavimler arasında Attila adının dehşet saçan bir otoritenin timsali haline gelmesine yardım etti. Bundan sonra Attila imparatorluğunun doğu bölgelerinde, hiç atından inmemek üzere aylarca süren bir teftiş gezisi yaparak, İtil (Volga) kıyılarındaki Şara-ogur’ların (Ak-Ogur, Türk boyu) ayaklanma teşebbüsünü bastırdı (435). Batı kanadının sıklet merkezi Tuna etrafında, doğu kanadının sıklet merkezi Dinyeper havalisinde olduğu tahmin edilen bu tarihlerde Hun İmparatorluğu’nda, kaynaklardan takip edilebildiği kadar, şu kavimler yer almışlardı.

Hun Devletine Bağlı Kavimler

a. Germen (doğudan batıya): Doğu Gotları, Gepidler, Suebler, Markomanlar, Kuadlar, Heruller, Rugiler

b- Islav (orta ve batı Rusya’da): Venedalar, Antlar, Sklavenler.

c- İranlı (Kafkaslar’dan Tuna’ya kadar, dağınık halde): Alanlar, Sarmatlar, Başternalar, Neurlar, Skirler, Roxolanlar.

d- Fin-Ugor (Ural’dan Baltık’a kadar): Çeremisler, Mordvinler, Meryalar, Veşiler, Çudlar, Estler, Vidivariler.

e- Türk: İmparatorluğun her tarafına yayılmış olarak, Hunlar, Karadeniz kuzey düzlüklerinde Üç-ogur, ve Beş-ogurlar, Volga’ya doğru Altı-ogur, Şara-ogurlar, daha kuzeyde Ağaçeri (Akatzir, Agazir)’ler, Volga’nın doğusunda Sabarlar ve başka Türk kütleleri.

Hunların Batı Roma’ya Yardımı

Sayıları 45’e varan çeşitli dil ve soydan olan bu kavimler eski Türk devlet sistemine göre yalnız siyasi bir birlik teşkil etmekte, yabancı kavim veya zümreler ancak reisleri, şefleri veya kralları vasıtası ile imparatorluğa bağlı bulunmakta idi. İmparatorlukta sükunet hakimdi. 442 yılında Hun orduları başkumandanı (Genel Kurmay Başkanı) Onegesius (Onügez) ile Attila’nın büyük oğlu İlek tarafından bastırılan Agaçeri isyanı dışında bu sükunet bozulmamıştı. Halbuki Roma İmparatorluğu’nda, Kavimler Göçü dolayısıyla hareket halinde olan kavimlerin bulundukları yerlerde ve geçiş yolları üzerinde geniş ölçüde tahribat yapması, yerli halkın mahsulatının zorla ellerinden alınması vb. yüzünden patlak veren ve genişleyen köylü isyanları (Bagaudalar) nizam ve asayişi iyice sarsmış, buna karşı Roma Patricius Aetius vasıtası ile, bir kere daha Hunlar’a müracaat zorunda kalmıştı. İki yıl kadar süren mücadele sonunda Attila’nın gönderdiği Hun müfrezeleri yardımı ile isyancı elebaşılar Aetius tarafından ortadan kaldırıldı ise de (436), bu defa da Kral Gundikar idaresinde Belçika bölgesine saldıran Burgondlar’la savaşmağa mecbur olundu.

Bilhassa Necker nehri boyunca ceryan eden bu muharebelerde Hun ordusuna batı kanadı “kralı” Oktar kumanda ediyordu ki, rivayete göre, 20 bin Burgond savaşçısının öldüğü bu Hun-Burgond mücadelesi Almanlar’ın meşhur “Nibelungen” destanlarına mevzu teşkil etmiştir. Bütün “Germania”nın zaptının tamamlayan bu savaşlar neticesinde 436’yı takip eden yıllarda şu kavimlerin de Türk idaresine alındığı anlaşılmaktadır: Franklar, Türingler, Longobardlar. Hun hakimiyetinin “Okyanus adaları”na, yani Kuzey Denizi ve Manş kıyılarına ulaştığı, hadiseler çağdaş tarihçi Priskos tarafından kaydedilmiştir.

Attila’nın Bizans Politikası ve I. Balkan Seferi

440’dan itibaren Attila Bizans’a karşı baskıyı artırdı. Çünkü II. Theodosios, Kostantina antlaşmasının hükümlerine aykırı olarak Hunlar’dan kaçanları iadede ağır davranıyor, hatta bunlardan bazılarını yüksek makamlara getiriyordu. Mesela Got menşeli Hun firarisi Arnegisclus’u general rütbesi ile Tra



Google'da sayfamıza destek olmak için (G+1) tuşuna basınız.

Tags - Face Twi
Yorum Yok, İlk Yorum Ekleyen Siz olun!
Arama
 
.