Üyelik Girişi eğer ilk gelişiniz ise, Üye Olunuz!
Selam5 %100 ücretsiz arkadaşlık sitesi
REKLAM OLARAK GÖZÜKECEK KOD
>  Anasayfa > Makaleler > Egitim > Atatürk > Atatürk'ün tabutunun açıldıgı gün (9 kasım 1953)


Atatürk'ün tabutunun açıldıgı gün (9 kasım 1953)
Tarih 08/03/2013 22:27 Yazar Onur Okuyanlar 904   Sayfa Numarası 5816
Print Pdf RSS
Atatürk’ün tabutunun açıldığı gün (9 kasım 1953)


Kefen sıyrıldı ve

Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca
Ata’nın
yüzü ortaya çıktı Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları
bozulmamıştıSanki uyuyordu

8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 2300′da Prof Dr Kamile
Şevki
Mutlu’nun ev telefonu çaldı Prof Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi
Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı’ydıPatalogdu Arayan
ise
Ankara Valisi Kemal Aygün’dü
Aygün, “Hocam” dedi, “10 Kasım günü Atamızın naaşını
Anıtkabir’e taşıyacağız Bunun için bir komite kurduk Naaşı
geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz Ancak bozulmadan
korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica
ediyoruz”Prof Mutlu
önce reddetti Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu
Hastalığını
gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını
rica
ettiAncak Vali Aygün ısrarcıydı: “Ben sizi sarar sarmalar
götürürüm,
bu tarihi bir görev” dedi Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı
Etnografya Müzesi’ne gitti Başbakan Adnan Menderes oradaydı
Meclis
Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda
daMutlu,
görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı
Gerçekten
tarihi bir tanıklıktı bu
Ata’nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici
kabrinden
çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu Bir
hafta
boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk
başında
nöbet tutmuştu Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite
üyeleri
tamam olunca Prof Kamile Mutlu “Başlayın” talimatını verdi
Bunun
üzerine tabutun vidaları söküldü Tahta tabutun içinde madeni
bir
sanduka bulunuyordu Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali
düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı Gaz ya da koku
çıkmadıSanduka
talaş doluydu
Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı
doluydu
Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı Talaşın arasında,
ağzı
kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu Bu,cesedi muhafaza
için
kullanılan solüsyondan bir numuneydi Üzerinde terkibi
yazılıydıAta’nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi
bir
muşambayla kaplanmıştıSargıları açmaya başladılar Herkes
nefesini
tutmuştu Çünkü, “Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu
patlatmış,
nöbetçi er, kokudan bayılmış” diye bir sürü söylenti
geziniyordu Ve 15
yıl sonra ilk kez Ata’nın yüzünü göreceklerdiKefenin sargıları
aralanınca Prof Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların
yardımıyla
katafalka çıktı ve Atatürk’ün yüzüne baktı Ata’nın derisi
kahverengi
bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı Menderes sapsarı
olmuştu
Prof Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle
anlatacaktı:”Yüzünü örten
ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata’nın heykel gibi duran yüzü
ile
karşılaştım Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz
kapağının
üzerine düşmüştü Atatürk, Dolmabahçe Sarayı’ndaki yatağında
uyuyor
gibiydi”
Prof Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun
başına
çağırdı Onlar da tek tek tabutun içine baktılarEn başta
Başbakan
Adnan Menderes vardı Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes
de
yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde
aşağı,
tabuta doğru baktı O an ne olduğunu Prof Kamile Mutlu’dan
aktaralım: “Menderes çok heyecanlandıRengi sapsarı oldu Bir de
baktım
ki, müzenin kapısına doğru gidiyor Atatürk’ün yüzüne bakmadı
Tahmin
ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı En sona Abdülhalik Renda
kalmıştı O da Ata’yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına
yığılıverdi
Salondaki herkes Atatürk’ü tek tek gördükten sonra naaş,
tekrar
solüsyonla ıslatıldı Ata’nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu
beyaz
kefenle sarıldı Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp
doçenti Dr
Cahit Özen’in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı
gösterdi ve
şöyle dedi:”Bu kâğıdı,Atatürk’ün hemşiresi Makbule Hanım
gönderdiKefenin içine Atatürk’ün göğsü üstünekonmasını
istiyor”Doç
Özen, kâğıda bir göz attı Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı
“Böyle bir
kâğıdı Atatürk kabul etmez Bize kızar, darılır” dediKomiser
kâğıdı
katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı Bütün işlemler bittikten
sonra
salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan
besmele
çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler Bu tabut da 15
yıl
içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu Üzeri
bayrakla
örtüldükten sonra kapağı kapatıldı
Ve 10 Kasım sabahı, Ata’nın naaşı 15 yıl önce onu
Dolmabahçe’den Ankara’ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son
durağı
olacak Anıtkabir’e taşındı Artık ebediyen orada kalacaktı
Atatürk’ün tabutu, Menderes’in huzurunda açılmıştı
Ata’nın 15 yıl Etnografya Müzesi’nde bekletilen naaşı,12
askerin
omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir
top
arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir’e taşınmıştıRadyodan
naklen
yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar
hüzünlüdürAncak
o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini
çekmemiştir Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk’ün
naaşının korunabilmesi için “tahnit” denilen bir işlem
yapılmıştı
Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr Lütfi Aksu tarafından
gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir
formül
enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük
ilaç
şişesi, Ata’nın koltuk altlarına yerleştirilmişti Bu işlem
sayesinde
Ata’nın naaşı da -diyelim bugün Lenin’in mozolesinde olduğu gibi
-
öldüğü günkü haliyle korunabilirdi Ancak İslam dini, ölünün
defnini
şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı
Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu O
komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes’in
huzurunda
Atatürk’ün tabutunun açılmasını kararlaştırdıTabut açılınca
tahnit
bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktıBir başka deyişle
Atatürk’ün
(mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene
katılanlar
olacaktı Atatürk’le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o
törene
katılanların bir kısmıyla konuşmuştukBu yazıda yer alan
bilgilerin bir
kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk
araştırmacısı Prof Dr Utkan Kocatürk’ün, ProfDr Kamile Şevki
Mutlu
ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor
Ata’nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu
ayrıntılarla
daha da ilginç bir boyut kazanıyor

Atatürk’ü son görenler anlatıyor:

‘Yüzünde iki günlük sakal vardı’

Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953′te
Etnografya
Müzesi’nde asistan olarak çalışıyorlardı O yüzden 50 yıl önceki
o
töreni ve tabutun içindeki Atatürk’ü son kez görme fırsatı
buldular
İzlenimlerini şöyle anlattılar:

• OSMAN ERSOY: “Sağlığında görmemiştim Atatürk’ü Korkunç
heyecanlıydım Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile
katafalka
çıktık Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre 1 – 2 günlük
sakalı
vardı Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu”
‘ Gözleri aralıktı’

• HALİDE İNTEPE: “Tabut kapanmadan en son gittim baktım
Başı yana
doğru eğikti Yüzü hiç bozulmamıştı Azıcık sakalları çıkmıştı
Hani
insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle
aralıktı
gözleri Ama bir ölü yüzü yoktu Uyuyor gibiydi”




Google'da sayfamıza destek olmak için (G+1) tuşuna basınız.

Tags - Face Twi
Yorum Yok, İlk Yorum Ekleyen Siz olun!
Arama
Takvim
Ekim 2019
P S Ç P C C P
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31
 
.